Yatirimci.gov.tr        

Piyasa Dolandırıcılığı Riski

Sermaye piyasasında en tehlikeli suçlardan biri piyasa dolandırıcılığıdır (manipülasyon). Piyasa dolandırıcılığı suçu, hem Türk sermaye piyasası hem de dünyadaki tüm sermaye piyasalarında görülebilen suçlardan biridir. Dünyada pek çok ülke, bu suçla mücadele etmek için, uzun yıllardan beri çalışmalar yapmakta; özel teknolojiler geliştirmekte ve denetim birimleri oluşturmaktadır. Bu suça karşı, pek çok ülke kanunlarında ağır hapis ve/veya para cezaları öngörülmüştür. Piyasa dolandırıcılığı riski (market manipulation risk), bir finansal aracın piyasa dolandırıcılığına maruz kalması ve bu duruma bağlı olarak iyi niyetli yatırımcıların yatırımlarında zarara uğramaları olasılığıdır.  Bu risk, bir finansal aracın piyasa fiyatı ya da değerinin gerçek alım satım niyeti olmayan veya yapay işlemlerle ya da yalan, yanlış, mesnetsiz haber ve/veya yorumlarla gerçek seviyesinden saptırılması, finansal araçla ilgili mevcut bilgi seti arasına yanıltıcı ve yanlış yönlendirici bilgiler veya sinyaller eklenmeye çalışılması; finansal araçların fiyatlarının yapay olarak artırılması, sabit tutulması ya da düşürülmesi olasılığını ifade eder. Piyasa dolandırıcılığı riski, bir finansal aracın piyasasına iletilen aldatıcı emirleri de kapsar. Piyasa dolandırıcılığı riski, sadece yatırımcıların değil, finansal araçla ilgisi ve bağlantısı olan herkesin maruz kalabileceği çok yönlü bir risktir. Örneğin, İMKB'de payları işlem gören bir şirketin paylarının bir banka tarafından teminat olarak alınması ve bu payların piyasa dolandırıcılığı ile fiyatının düşürülmesi durumunda, hisse olarak tutulan teminat hukuken ve fiilen yetersiz duruma düşebilir. Böyle bir durum, bankayı ve kredi alan kişiyi finansal anlamda zorlayabilir.

Tüm sermaye piyasalarında olduğu gibi, Türk sermaye piyasasında da, piyasa dolandırıcılığı riski mevcuttur. Dünyada hiçbir otorite, piyasa dolandırıcılığını tümüyle ortadan kaldırabilecek imkana sahip değildir. Çünkü piyasa dolandırıcılığı, piyasada serbest alım satım imkanlarının kötüye kullanılmasıdır. Bu tür kötüye kullanma yolları ve yöntemleri, en etkin gözetim ve denetim ortamlarında bile, aldatıcı ve yanıltıcı bir dizi faaliyet ve işlem ile söz konusu olabilmektedir. Yasal otoriteler ne kadar etkin düzenleme yaparsa yapsın, ne kadar etkin gözetim yaparsa yapsın ve ne kadar caydırıcı denetim olursa olsun, piyasada sürekli yeni teknikler ve yollarla dolandırıcılık yapma peşinde koşan kişiler olmaktadır. Yasal otoritelerin düzenleme, gözetim ve denetim etkinliğine karşı, kötü niyetli oyuncular ya gözlerini karartıp piyasa dolandırıcılığına teşebbüs etmekten geri durmamakta ya da kabiliyetlerini ortaya koyarak yasal otoritenin yakalayamayacağını düşündükleri yeni yöntemler ve yolları denemektedirler. Piyasa dolandırıcılığı riskinin bu yönünü, 2008'de tüm şiddetiyle ortaya çıkan küresel krizde net olarak görmek mümkündür. Küresel krizde, yapılandırılmış finansal araçlar kanalı ile yeni müşteriler bulan bir kesim, aslında içi boş ve dayanak varlığı süslenerek ve parlatılarak oluşturulmuş finansal araçları geniş kitlelere satabilmişlerdi. Zamanla zehirli finansal varlık (toxic asset) olarak adlandırılan bu araçları alanlar, kandırıldıklarını sonradan fark edebilmişlerdir.

          Piyasa dolandırıcılığı riski, sistematik riske benzer sonuçları olan bir risk türüdür. Bu benzerlik, her iki riskin de tümüyle sıfırlanamaması yönündendir. Bir piyasada veya ekonomide, sistematik risk hiçbir zaman sıfırlanamaz. Bu nedenle, sistematik riskin ortadan kaldırılmasından değil, bu riskin en az seviyeye düşürülmesinden bahsedilir. Piyasa dolandırıcılığının da sıfırlanmasından ve geleceğe yönelik olarak bu riskin tümüyle ortadan kaldırılacağından bahsetmek gerçek hayatta mümkün değildir. Bu bağlamda, piyasa dolandırıcılığı riski ancak olabilecek en düşük seviyeye çekilebilir (minimize the risk of market manipulation). Ancak, hiçbir zaman sıfırlanamaz.

Yasal otoriteler, her ne kadar, aldatıcı faaliyetleri tespit etse bile, her zaman aldatma ve dolandırma fiili gerçekleşmeden, bu tür fiilleri önleme imkanına sahip olmayabilmektedir. Örneğin, bir kişinin bir borsa şirketi hakkında mesnetsiz bir haberi internet forumlarında yayınlaması durumunda, bu haber anında etkisini gösterebilmektedir. Oysa bu haberin mesnetsiz olduğunun tespiti, yasal otoriteler açısından belirli bir zaman sonra mümkün olabilmektedir. Bu nedenle, içinde kötü niyet bulunan bazı faaliyet ve olayların anında önlenmesi, işin doğası gereği mümkün değildir. Öte yandan, piyasa dolandırıcılığından zarar görenlerin, zararlarının tazmin edilmesi ve zarar görenlere zararın iade edilmesi imkanı, Türk sermaye piyasası hukukunda mevcut değildir. Ancak özel hukuk hükümleri çerçevesinde söz konusu olabilen bu imkan, zarar görenlerin dava açmasına bağlıdır.

Sermaye piyasasında yatırım yapan herkesin, mevcut yatırım riskleri yanında, piyasa dolandırıcılığı riskini de dikkate alarak yatırım yapması beklenir. Piyasa dolandırıcılığı riskinden korunmanın bir yolu, daha önce piyasa dolandırıcılığına sıklıkla konu olmuş şirketlere ve araçlara daha dikkatli yatırım yapmaktır. Bu şirketler ve araçlar, Türkiye'de SPK Haftalık Bültenleri aracılığı ile kamuya duyurulmaktadır. Bu riskten korunmanın bir başka yolu, hisse senetlerinde orta ve uzun vadeli yatırım yapmaktır. Çünkü, piyasa dolandırıcılığı genellikle kısa sürelerde ortaya çıkmaktadır. Orta ve uzun vadeli yatırımcıların piyasa dolandırıcılığından zarar görme riskleri daha düşüktür. Bu riskten korunmanın bir başka yolu, piyasada "tüyo" olarak bilinen ve kaynağı belirsiz haber ve söylentilere itibar etmemektir. Son olarak, yatırım yaparken en çok dikkat edilmesi gereken bir konu, risk ve getiri dengesini düşünmektir. Eğer birileri size, bir piyasada beklenen ortalama getiriden çok daha yüksek getiri vaat ediyorsa, bu durumda iki defa değil on defa düşünmekte yarar vardır. Çünkü aşırı getiri vaadi, yerine getirilemeyecek veya gerçeklerden uzak bir vaat olabilir. Böyle durumlarda, "madem yüksek getiri var neden bu getiriyi başkasıyla paylaşıyorlar…" diye bir savunma mekanizması geliştirilebilir. Çünkü hiç kimse ortada makul bir neden yokken altın yumurtlayan tavuğa ortak aramaz. Bu bağlamda, ortalama getiriden daha yüksek getiri vaadi durumunda, ortalama getirinin üstündeki farkı açıklayan makul nedenlerin varlığını ve bu nedenlerin sağlam bilgi kaynaklarına dayanıp dayanmadığını araştırmak gerekir. Hatta, bazı finansal araçlar için getiri vaadi bile tek başına risk işareti sayılabilir.

Sonuç olarak, sermaye piyasasında ya da finansal piyasalarda, içsel olarak çok farklı nedenlerden ileri gelen piyasa dolandırıcılığı riski her zaman mevcuttur. Bu risk, kamu ya da özel kesimlerce hiçbir zaman sıfırlanamaz. Bu nedenle, tüm yatırımcılar ve ilgili tüm kesimler, bu riskin var olabileceğini düşünerek yatırım yapmalı ve korunma stratejisi geliştirmelidirler.